Depresyon ve Kemiklerimiz

Kadınlar için SANAL KLİNİK bilgilerinin paylaşıldığı bu yazımızda Depresyon ve Kemiklerimiz hakkında detaylı bilgiye ulaştınız. Dilerseniz SANAL KLİNİK kategorisinde bulunan diğer makalelerimizi okuyarak daha başka bilgiler edinebilirsiniz.
Depresyondaki kadınlarda kemik yıkımı daha fazla
Orta yaşlı kadınlarda yapılan yeni bir çalışmanın sonuçlarına göre depresyon, kemik mineral yoğunluğunu azaltarak osteoporoz riskini artırıyor. 

Ortalama yaşları 41 olan 48 kadında yapılan çalışmada, kadınların yarısında depresyon vardı. Depresyonlu ve depresyonsuz gruplar arasında yaş, ırk, vücut kütle endeksi ve menopoz yönünden anlamlı bir fark yoktu. 

Bethesda Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü'nde Dr. David Michelson tarafından yürütülen çalışmada, depresyonlu kadınlarda kemik mineral yoğunluğu, depresyonu olmayan kadınlara göre belde % 6 ve kalçada %10-14 oranında daha düşük bulundu. Genç sayılabilecek bu hastalarda ölçülen farklar, yaşam boyunca osteoporoza bağlı kırık riskinde depresyonun önemli bir faktör olabileceğini düşündürdü. 

Kemik yoğunluğundaki % 10'luk azalma, on yıl içinde kalça kırığı riskini %40'tan fazla artırmaktadır.
Yazar
En Pratik Kadın
Eklenme Zamanı
9.12.2014 10:16:49
Yorum sayısı
0
İlgili Makaleler
Ciltteki Mantar Hastalıkları
Ciltteki Mantar Hastalıkları
Sağlığımız İçin Ciltteki Mantara Dikkat Ciltteki mantar hastalıkları arasında en sık görüleni olan alacalı tinea (tinea versicolor) Pityrosporum cinsinden asalak mantarların neden olduğu bir durumdur. Tipik olarak bu mantar hastalığı gövde, boyun ve kollarda bazen de yüzde düzensiz olarak yayılan, hafif soyulan sütlü kahve renkli lekelerle kendini belli eder. Hastalık yaz...
»» devamını oku »»
Depresyonun Belirtileri ve Başa Çıkmanın Yolları
Depresyonun Belirtileri ve Başa Çıkmanın Yolları
Depresyon ne demektir ve nasıl başa çıkılır? Günümüzde pazartesi sabahlarının geçici sıkıntısından duygusal kayıpların derin melankolisine kadar duygulanımı keder yönünde etkileyen çeşitli ruhsal yaşantılara depresyon adı verilmektedir. Depresyon (ruhsal çöküntü), dıştan bir neden olmaksızın kişinin vücudundaki biyokimyasal değişimler sonucunda (endojen depresyon) ya da dış...
»» devamını oku »»
AIDS
AIDS'in Seyri ve HIV Bulaşmasını Önleme
AIDS Hastalığının Gidişi HIV'e maruz kalma her zaman enfeksiyonla sonuçlanmaz, yıllar boyu tekrarlanarak maruz kalan bazı kişilerde enfeksiyon gelişmemiştir. Dahası, enfekte kişilerin pek çoğu on yıldan uzun süre hastalanmamıştır. Günümüzdeki ilaç tedavisinden yararlanmayan ve HIV ile enfekte bir kişide enfeksiyondan sonraki birkaç yıl içinde AIDS gelişmesi olasılığı yüzde...
»» devamını oku »»
AIDS ve HIV Tedavisi
AIDS ve HIV Tedavisi
AIDS ve HIV Tedavisi İçin Aranan Yollar Artık HIV enfeksiyonu tedavisi için çok sayıda ilaç mevcuttur; bunlardan bazıları AZT (zidovudin), ddI (didanosin), ddC (salsitabin), d4T (stavudin) ve 3TC (lamivudin) gibi nükleosid ters transkriptaz inhibitörleri, nevirapin ve delavirdin gibi nükleosid olmayan ters transkriptaz inhibitörleri ve sakinavir, ritonavir ve indinavir gibi...
»» devamını oku »»
İnme Tedavisinde Zaman Önemli
İnme Tedavisinde Zaman Önemli
İnme Tedavisinde Zaman Önemli Beyin damarlarındaki tıkanmaya bağlı olarak felç ve konuşma güçlüğü ile kendini belli eden inme, şimdiye kadar doktorlardan üvey evlat muamelesi gördü, çünkü inme, miyokard infarktüsü ve kanser gibi sürekli kamuoyu gündeminde olan bir hastalık değil.  İnmeli hastada erken tanı ve acil müdahale konularında gelişmiş ülkelerde bile yeterli...
»» devamını oku »»
AIDS ve Korunma
AIDS ve Korunma
AIDS ve Korunmanın Yolları HIV'nin bulaşmasını önleme programları öncelikle, en fazla risk altında olan kişilerin davranışını değiştirme çabasıyla, halkı virüsün bulaşmasına ilişkin bilgilendirme üzerinde odaklanmaktadır.  İnsanların bağımlılık ya da cinsel davranışlarını değiştirmek güç olduğundan, eğitim ve motivasyon programlarının başarısı çok tutarlı değildir. HIV'nin...
»» devamını oku »»
Yorum Yaz
Yeni Yorum Ekliyorsunuz !
Rumuz (*) Mail Yorum (*) Gönder