Ölüm Halinde Olan Çocuğuma Ne Söyleyebilirim?

Kadınlar için Bebeklikten-Yetişkinliğe Çocuk bilgilerinin paylaşıldığı bu yazımızda Ölüm Halinde Olan Çocuğuma Ne Söyleyebilirim? hakkında detaylı bilgiye ulaştınız. Dilerseniz Bebeklikten-Yetişkinliğe Çocuk kategorisinde bulunan diğer makalelerimizi okuyarak daha başka bilgiler edinebilirsiniz.
Ölüm halinde olan çocuğuma ne söyleyebilirim?

Çocuğunuza öleceğini söylemeyiniz. Hiçbir çocuğun yakın ölümünün bilincini yararlı ve anlamlı bir şekilde taşıyabileceğine inanmıyorum. Gerçekten, çocuğunuzun anladığı şekilde, onun, yakında, çok yakında öleceğini tam bir kesinlikle söyleyemezsiniz. Doktorların ölüm halinde olan çocukları, hayatta tutmalarının bir nedeni de, bir yerde bir bilim adamının, hastayı kurtaracak bir keşif yapmış olması umududur. Ümit ne denli zayıf olursa olsun, ümit vardır ve çocuğunuzun bu ümide inanması gerekir. Yalnız, çocuğun hastalığı hakkındaki sorularını cevaplandırmak dürüst bir davranış olur. Eğer ölmekten korkuyorsa, «Evet, hastasın ve durumun ciddi. Doktorlar, hemşireler iyileşip eve dönmen için ellerinden geleni yapıyorlar» deyiniz. Ümit böyle zamanlarda çok önemli bir unsurdur.

Hastanelere ölüm halindeki çocuklara bakmak için çağrıldığımda; doktor, hemşire, anne ve babalara, hastayı sürekli olan, bugün başlanan, yarın, öbür gün devam edecek Oyunlarla meşgul etmeleri iyi olur. Bu, çocuğun geleceğe doğru yönelmesine yardımcı olur. Çocuk, bugün başlayıp biten faaliyetlere girmemeli, yarın ise ne geçmişi, ne geleceği olan başka bir faaliyete başlamamalıdır. Birçok anne baba, uzun süren ve yetişkinliğe girmeyi önleyecek hastalıklı çocuklarına, bilinçsiz olarak gelecekten söz etmemeye başlarlar. Böyle bir hasta çocuğa: «Büyüyünce ne olacaksın?» sorusu hiçbir zaman sorulmamalıdır.

Doktorlar, hemşireler, anne ve babalar çoğu kez, ölüme yol açacak bir hastalığı olan çocukların her dilediğini yaparlar. Disiplinden vazgeçip, her istediğini verirler ve çocuğa alıştığından çok başka türlü davranmaya başlarlar. Bu davranış, yetişkin duygusallığı yönünden anlam taşırsa da çocuğunuza pek yararı dokunmaz. Çocuğunuzun bu tutumunuzdan hoşlanacağını zannetmiyorum. Daha önemlisi, davranışınızın geçmişten kopmuş olmasıdır. Zira çocuk, yepyeni değerlendirmeler dizisine alışma zorunda kalır. Bu nedenden ötücü, çocuğunuzu seviniz, teselli ediniz, ona iyi davranınız ama, her zamanki disiplin uygulama ve tekniklerinizden de vazgeçmeyiniz.

Çocuğun Duygusal Sorunları
Yazan: Dr.Lee Salk
Yazar
En Pratik Kadın
Eklenme Zamanı
30.11.2014 21:08:24
Yorum sayısı
0
İlgili Makaleler
Son Doğana Özgü Özellikler Var mıdır?
Son Doğana Özgü Özellikler Var mıdır?
Son doğana çocuğa özgü özellikler var mıdır? En son doğan ya da halk arasında yaygın bir deyimle, "tekne kazıntısı", kardeşleriyle arasında çok yaş farkı olan bir çocuktur. Çoğu zaman beklenmeden ve plansız bir şekilde dünyaya gelen bu bebek genellikle sevinçle karşılanır, aile için bir yeniden doğuştur adeta: Kardeşleriyle de aralarında rekabet ya da kıskançlık hemen hemen...
»» devamını oku »»
Bebeklerin Doğumdan Sonra Düzenli Gelişimi
Bebeklerin Doğumdan Sonra Düzenli Gelişimi
Bebeklerin gelişim aşamaları 0-2 yaş Tüm çocuklar kendilerine göre bir hızla büyür ve gelişir. Ancak sağlıklı çocukların çoğu, belli bir yaşta gelişim aşamalarına ulaşır. Çocukların normal boy ve ağırlıkları çok geniş limitler içindedir, yalnızca bu limitlerin dışında kaldığı zaman kaygı duyulabilir. Çocuklar ilk iki yıl içinde en  hızlı büyümeyi gerçekleştirirler. Daha...
»» devamını oku »»
Çocuğu Başkalarıyla Karşılaştırmak Doğru mu
Çocuğu Başkalarıyla Karşılaştırmak Doğru mu
Çocuklar doğal olarak karşılaştırma yapma eğiliminde değil midir? Hayır, değildirler. Siz devamlı karşılaştırma yaptığınızda ya da başkalarının çocukları birbirleriyle karşılaştırmasına katıldığınızda onu da bu yola yöneltmiş, ayrıca faaliyet duygularını da incitmiş olursunuz. Onu devamlı olarak bir çocukla karşılaştırdığınızda da o çocuğu kendisinden daha çok sevdiğinizi...
»» devamını oku »»
Çocuk ve Baba Arasında ki Biyolojik Etmenler
Çocuk ve Baba Arasında ki Biyolojik Etmenler
Çocuğumla babasının ilişkilerinde biyolojik bir etmen var mıdır? Sorunun yanıtı şüphesiz, evettir; çocuğunuz, döllenme anında babasından aldığı genetik kalıtımsal nitelikler yanında, babanın mizaç özellikleri ve babanın yaratılış ve kişiliğine bağlı etkilerle de yoğrulmuştur. Bu benzerlikler, baba-çocuk ilişkilerinde karşılıklı kaynaşma ve anlaşmayı kolaylaştırır. Bir...
»» devamını oku »»
Çocukların İlk Arkadaşları ve İlişkileri
Çocukların İlk Arkadaşları ve İlişkileri
Yaşıtlarla ilişkiler "Çocuklar yürümeye yeni başladığı" bu yaş döneminde, başka çocuklarla birlikte oynamaya ve onların arkadaşlığından zevk almaya başlarlar yeter ki onlardan eşyalarını paylaşmaları istenmesin. Bu dönemde yaşıtlar birer potansiyel rakip ve tehdittirler. İki-üç yaştan itibaren giderek birbirleriyle daha çok etkileşime  giren çocuklar, bir tek arkadaşlarını...
»» devamını oku »»
Çocuğun Güvenliği İçin Dışarıda Bilmesi Gereken Tehlikeler
Çocuğun Güvenliği İçin Dışarıda Bilmesi Gereken Tehlikeler
Çocuğunuza karşıdan karşıya geçmeyi nasıl öğretmelisiniz? Çocuklarınıza yaya geçidinden karşıya geçmesini ve kaldırımdan inmeden önce iki yöne de bakmasını öğretin. Çocuğunuz okula yürümese bile, çevresini öğrenmeli, arkadaşlarına ya da alış verişe yalnız olarak gidebilmelidir. Tüm yolculuklarda olduğu gibi, ilk önce ona  eşlik ederek olası tehlikeleri anlatmalı, örneğin...
»» devamını oku »»
Yorum Yaz
Yeni Yorum Ekliyorsunuz !
Rumuz (*) Mail Yorum (*) Gönder