Soğuk Algınlığının Üstesinden Nasıl Gelebilirsiniz?

Kadınlar için SANAL KLİNİK bilgilerinin paylaşıldığı bu yazımızda Soğuk Algınlığının Üstesinden Nasıl Gelebilirsiniz? hakkında detaylı bilgiye ulaştınız. Dilerseniz SANAL KLİNİK kategorisinde bulunan diğer makalelerimizi okuyarak daha başka bilgiler edinebilirsiniz.
Soğuk Algınlığından korunmak için nelere dikkat etmeli?

Soğuk algınlığı hepimizin zaman zaman yenik düştüğü kronik bir rahatsızlıktır. Nezle-grip virüsleri nedeniyle kırgınlıkla birlikte burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırma ve hatta öksürme başlar. Ne yazık ki soğuk algınlığına birden etki edebilecek mucizevi bir tedavi şekli yoktur. Bakteri enfeksiyonlarında etkili olan antibiyotikler ise bu virüslere etki etmezler. Böylece burnumuzu çeker dururuz, soğuk algınlığı için birkaç hap alırız ve belirtilerin geçmesini bekleriz. Ancak soğuk algınlığını biraz daha konforlu geçirebilmek, çevremize ve yakınlarımıza bulaştırmamak için yapılabilecek pek çok şey vardır. Bu sayede hastalığın üstesinden daha da çabuk gelinebilir.

Soğuk Algınlığının Üstesinden Gelmek İçin Öneriler
1- Stres bağışıklık sistemini zayıflatarak kolay nezle-grip olmamıza neden olabilir. Her türlü stresten uzak durmaya çalışmak bu açıdan da önemlidir.

2- Olumlu düşünün. Olumlu düşünmek çok önemlidir; yapılan çalışmalar hayata olumlu bakan insanlarda bağışıklık sisteminin daha iyi çalıştığını göstermektedir. Vücudumuzun dirençli ve dayanıklı olduğunu düşünmek iyileşmeyi kolaylaştırabilir.

3- İstirahat ve gevşeme, belki de nezle ve gribin en eski tedavi önerisidir.

4- Kendinizi sıcak tutun. Bu durumda aşırı terlemeye yol açmadıkça, vücudun bağışıklık sistemi enerjisini enfeksiyona karşı savaşta kullanmak için odaklayabilir. Hafif, yorulmadan yürüyüş yapın. Bu şekilde kan dolaşımını arttırılarak enfeksiyon bölgesine akyuvarların gelmesine katkıda bulunulur. Açık havada yapılan kısa yürüyüşler havasız bir odada yorganın altında yatmaktan daha iyidir.

5- Beslenmenize dikkat edin. Soğuk algınlığı sırasında enfeksiyona karşı önlem almaya çalışan vücudun metabolizması, hazmı zor gıdalarla yorulmamalıdır. Az yağlı gıdalar, et ve süt ürünleri, taze meyve ve sebzeler yenmelidir.

6- Tavuk çorbası burundaki salgının kıvamını azaltarak, tıkanıklığı gidermektedir. Ayrıca özellikle sıcak tavuk çorbası salgı üretimini artırır, hapşırma ve sümkürme yoluyla mikropların vücuttan dışarı atılmasına yardımcı olur.

7- Bol bol sıvı alın. 6-8 bardak su, meyve suyu, çay ve diğer içecekler ile nezleye bağlı kaybedilen sıvı yerine konabilir. Ayrıca yabancı maddelerin vücuttan atılması kolaylaşır.

8- Su buharıyla odanın havasını nemlendirmek çok iyi bir yöntemdir.

9- Sigara içmeyin, içilen ortamdan uzak durun. Sigara içilmesi veya dumanına maruz kalınması zaten enfeksiyon nedeniyle duyarlı olan boğazın daha kötüye gitmesine neden olur. Enfeksiyona karşı mikropları solunum yollarımızdan temizlemeye çalışan hücrelere olumsuz etki yapar.

10-Yeterli miktarda C vitamini alın. Öksürük, hapşırma ve diğer belirtilerin azalmasını sağladığına eskiden beri inanılmaktadır. Yüksek doz C vitamini doktor gözetiminde, kısa süreyle kullanılabilir. Fakat sıvı alımını da artırmak açısından portakal, mandalina, kivi ve greyfurt gibi C vitamininden zengin meyvelerin suları içilebilir.

11-Tuzlu su ile burnunuzu temizleyin. Burun içindeki ödemin azalmasına ve burun tıkanıklığında azalmaya yardımcı olur. Ayrıca mikropların mekanik olarak temizlenmesini sağlar. Eczanelerde alınabilecek bu tip tuzlu su spreyleri kullanılabilir veya evde de basitçe hazırlanıp kullanılabilir. Bir bardak suya bir çay kaşığı saf tuz koyup karıştırdıktan sonra burun damlalıkları ile buruna damlatılarak belirgin rahatlık sağlanır.

Soğuk algınlığında mikroplardan korunma ve çevrenizdekilere bulaşmasını önlemenin yolları:
1- Ellerinizi yıkayın. Ellerin yıkanması mikropların uzaklaştırılmasında oldukça önemlidir. Sabun ve akan sıcak su ile nezle virüsleri el ve parmak cildinden temizlenir. Sabun ve deterjanlar nezle virüsünü etkilemezler; virüsler yıkama ile mekanik olarak ortamdan uzaklaştırılırlar. El yıkama nezle olan kişi veya eşyaları ile temastan sonra çok önemlidir. Özellikle çocuklara hasta olan kişi ile temas ettiklerinde, ellerini yıkamaları öğütlenmelidir.

2- Fincan veya bardakları paylaşmayın. Tek kullanımlık kağıt bardaklar, özellikle okul ve iş yerlerinde mikropların yayılımını önlemede başarılıdır.

3- Kağıt mendil kullanın. Kağıt mendile sümkürerek çöpe atmak en iyisidir. Burun akıntısı burundan temizlenir. Kirlenmiş mendili hemen atmak önemlidir; zira masaya, koltuğa, sandalyeye vs. temas ile başkasına virüs bulaşabilir.

4- Gözlere, burun ve ağza dokunmayın. Nezle olan biriyle temas ettiyseniz, asla gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza elinizi sürmeyiniz. Böylece mikroplar bu bölgelerden size bulaşamaz. Çocuğunuza sık el yıkamasını öğütleyiniz.

5- Kağıt havlu kullanın. Mutfak veya diğer yerlerde, özellikle nezle olunduğunda pamuklu havlu yerine kağıt havlu tercih edilmelidir.

6- Oyuncakları temiz tutun. Oyuncaklar mikropları barındırabilirler. Oyuncaklar düzenli olarak sıcak, sabunlu suyla yıkanmalıdır.

7- Başka yöne hapşırın. Diğerlerinden uzağa veya mendile hapşırılması önemlidir. Ağzınızı elleriniz ile kapadıysanız, sonrasında mutlaka elinizi yıkayınız. Bu modeli çocuklarınızın da örnek almalarını sağlayın.

8- Bulunduğunuz ortamı havalandırın. Mikroplar durağan havada asılı kalırlar. Pencereler açıldığında temizlenirler. Ayrıca oda nemlendirilmelidir. Kaloriferin üzerine ıslak bez konulması yeterli olur. Burun mukozasının kuruması önlenir.

9- Mikropları temizleyin. Mikroplar üç saate kadar, kapı kollarında, trabzanlarda, ışık düğmelerinde, telefon, uzaktan kumanda gibi sıkça dokunulan yüzeylerde yaşayabilirler. Bunların arasıra dezenfektanlarla silinmesi faydalıdır.

10-Bu uygulamalar dışında belirtiler ağırlaşmaya devam ediyorsa veya geçmiyorsa mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Ciddi hastalık belirtileri olmayan basit nezlede, belirtileri azaltmak amacıyla semptomatik tedavi uygulanır. Ek olarak yatak istirahati, bol sıvı alınması, ılık tuzlu su ile gargara, akıntı kesici ilaçlar ve parasetamol gibi ağrı kesici ve ateş düşürücüler önerilir.

11-Grip belirtileri olduğunda ise ev istirahati gereklidir. Nezle tedavisinde kullanılanlara ek olarak nadiren ve zorunlu kalındığında gereksinim duyulan virüslere karşı (antiviral) ilaçlar, belirtilerin süresini ve ciddiyetini azaltmak için kullanılabilir. Bu ilaçlar, genellikle yaşlılar ve gribe bağlı komplikasyon riski yüksek olan genel durumu bozuk hastalar için kullanılır. Bu gibi durumlarda belirtilerin ikinci gününde mutlaka doktor önerisiyle başlanır.

12-Antibiyotikler ise virüslere etki etmezler. Antibiyotikler gibi reçeteye tabi olan ilaçlar, bakteriyel enfeksiyonun bulunduğu orta kulak iltihabı ve sinüzit gibi durumlarda, doktor tarafından teşhis edildikten sonra reçete edilirler. Basit nezle ve grip durumlarında antibiyotik kullanımının bir yararı olmadığı gibi, hastanın karaciğer ve böbreklerinin işlevlerini ağırlaştırır ve ayrıca mikropların antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesine de neden olur.
Yazar
En Pratik Kadın
Eklenme Zamanı
4.12.2014 08:28:54
Yorum sayısı
0
İlgili Makaleler
Diyabet Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Diyabet Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Diyabet riski neden artar, nasıl azaltılır? "Sizde şeker hastalığı var." Doktorlar bu kısa ve net cümleyi her yıl daha fazla kullanmak zorunda kalıyorlar. İlginçtir ki bu hastaların yarısı, şeker hastası olduklarının bile farkında değil. Çünkü şeker hastalığı semptomları yavaş yavaş ortaya çıkıyor ve bu nedenle başlangıçta hastalığı saptamak kolay olmuyor. Oysa şeker...
»» devamını oku »»
Başağrısı İle Başa Çıkmanın Yolları
Başağrısı İle Başa Çıkmanın Yolları
Baş ağrısı ile başa çıkmanın yolları nelerdir? Başımız ağrıdığında ilk yaptığımız şey bir ağrı kesici almaktır. Kuşkusuz ağrı kesici ilaçlar başağrısında ne kadar erken dönemde alınırsa o kadar etkili olurlar ama bu ilaçlara ilave olarak bazı basit önlemler başağrısını geçirebilir:  • Strese bağlı gerilim baş ağrıları: Sıcak veya soğuk kompresi deneyin, ılık bir duş alın ve...
»» devamını oku »»
HIV Enfeksiyonu Hangi Yollarla Bulaşır
HIV Enfeksiyonu Hangi Yollarla Bulaşır
HIV Enfeksiyonunun Bulaşması HIV'in bulaşması için enfekte hücre ya da virüs parçacığı içeren bir vücut sıvısıyla temas gereklidir; bu sıvılardan bazıları kan, meni, vajina salgıları, beyin omurilik sıvısı ve anne sütüdür. HIV ayrıca, çok daha düşük konsantrasyonlarda olmak üzere gözyaşı, idrar ve tükürükte de bulunur.  HIV aşağıdaki yollarla bulaşır: Enfekte kişiyle cinsel...
»» devamını oku »»
Yüksek Kolesterole Egzersiz ve Diyetin Etkisi Nedir
Yüksek Kolesterole Egzersiz ve Diyetin Etkisi Nedir
Yüksek Kolesterol, Egzersiz ve Diyet Yüksek kolesterolde egzersizin faydaları Düzenli egzersiz HDL adı verilen "iyi kolesterolün" düzeyini yükseltir. HDL, kandan LDL kolesterolün uzaklaştırılmasını sağlar. LDL kolesterolün atardamar duvarlarında plak oluşumuna yol açabildiğini hatırlayın.  Kalbinizin de bir kas olduğunu hatırlayın. Diğer kaslar gibi kalbinizi de aktif...
»» devamını oku »»
Depresyon ve Kemiklerimiz
Depresyon ve Kemiklerimiz
Depresyondaki kadınlarda kemik yıkımı daha fazla Orta yaşlı kadınlarda yapılan yeni bir çalışmanın sonuçlarına göre depresyon, kemik mineral yoğunluğunu azaltarak osteoporoz riskini artırıyor.  Ortalama yaşları 41 olan 48 kadında yapılan çalışmada, kadınların yarısında depresyon vardı. Depresyonlu ve depresyonsuz gruplar arasında yaş, ırk, vücut kütle endeksi ve menopoz...
»» devamını oku »»
Kolesterol Hakkında Soru ve Cevaplar
Kolesterol Hakkında Soru ve Cevaplar
Kolesterol Testi Kolesterol nedir?  Kolesterol vücudun normal işlevlerini yerine getirmesinde yaşamsal önemi olan yağ benzeri bir maddedir. Ne var ki kolesterolün kan akımındaki düzeyleri çok yüksek ise kolesterol atardamarların duvarında birikebilir ve burada zaman içinde damarı tıkayan "plaklar" oluşturabilir. Kalbinizin atardamarları kolesterolden etkilenirse içlerindeki...
»» devamını oku »»
Yorum Yaz
Yeni Yorum Ekliyorsunuz !
Rumuz (*) Mail Yorum (*) Gönder