Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS)

Kadınlar için SAĞLIKLI YAŞAM bilgilerinin paylaşıldığı bu yazımızda Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS) hakkında detaylı bilgiye ulaştınız. Dilerseniz SAĞLIKLI YAŞAM kategorisinde bulunan diğer makalelerimizi okuyarak daha başka bilgiler edinebilirsiniz.
Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS)

Kronik yorgunluk sendromu nedir?
Hepimiz zaman zaman kendimizi yorgun hissederiz ve çoğu kimse ara sıra depresif dönemler geçirir. Bunlar fiziksel ve ruhsal streslere yanıt olarak ortaya çıkan geçici durumlardır. Ancak kronik yorgunluk sendromu (KYS) olarak bilinen gizemli hastalık, günlük yaşamda karşılaştığımız bu tür bedensel ve ruhsal iniş çıkışlardan ayrı bir tablo oluşturuyor. Kronik yorgunluk sendromunun ilk belirtisi genellikle birden bire ortaya çıkan ve kesinsiz ya da nüksederek süren yorgunluk hali. Bazılarında bu yorgunluk öylesine ileri düzeye varıyor ki hasta adeta tükenme noktasına geliyor ve en küçük bir çaba gösterdiğinde hemen yoruluyor. Kronik yorgunluk sendromundaki yorgunluk birkaç gün iyi uyumakla veya dinlenmekle geçmediği gibi kişinin aylarını ve hatta yıllarını yorgun ve tükenmiş bir şekilde geçirmesine neden oluyor. 

Kronik yorgunluk sendromu nasıl başlar?
Kronik yorgunluk sendromu tanısı konulan kişiler genellikle yorgunluğun ani başladığını ama yorgunluk dışında görülen başağrısı, hassas lenf düğümleri, kas ve eklem ağrıları, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerin soğuk algınlığını taklit ettiğini söylüyorlar. Ne var ki soğuk algınlığı semptomları genellikle en geç birkaç hafta içinde düzelirken KYS semptomları ya devam ediyor ya da altı ay içinde sık sık tekrarlıyor. Birçok kişide KYS soğuk algınlığı, bronşit, hepatit veya mide-barsak enfeksiyonları gibi akut bir hastalıktan sonra başlıyor. "Öpücük hastalığı" olarak bilinen ve tıpta infeksiyöz mononükleoz adı verilen virüs hastalığından sonra başlayan vakalar da var. Hastalar genellikle stresli bir dönem sonrasında KYS belirtilerinin başladığını da ifade ediyorlar. Bazılarında ise KYS yavaş yavaş yerleşiyor ve öncesinde başlatıcı bir olay bulunmuyor. 

Kronik yorgunluğa kimler yakalanabilir?
Yaygın inanışın tersine KYS yeni bir "yuppie nezlesi" değil. Farklı adlarla bilinen çok sayıda benzer sendromlar 1800''lerin sonlarında da görülmekteydi. KYS 1980''lerin başından yeniden tıp dünyasın gündemine geldi. O dönemde kronik yorgunluğa yakalananlar daha ziyade otuzlu ve kırklı yaşlarındaki iyi eğitim görmüş kentli kadınlardı. Daha sonraları doktorlar bu hastalığın her ırktan, cinsiyetten ve her sosyoekonomik düzeyden kişide dünyanın çeşitli ülkelerinde görüldüğünü buldular. KYS günümüzde kadınlarda erkeklerden dört kat daha fazla görülmekte olup aradaki fark biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerden kaynaklanabilir. Bazı doktorlar ise kronik yorgunluk sendromuna karşı kuşkucu bir tutum içindeler ve bunu bir hastalık olarak kabul etmiyorlar. 

Kronik yorgunluk nasıl teşhis edilir?
KYS, kesin tanısı güç bir hastalık çünkü birçok başka hastalıkla ortak belirtileri var. Hastaları değerlendirirken doktorlar önce multiplskleroz, romatoid artrit, tiroid hormonu düşüklüğü ve lupus gibi kronik yorgunluk nedeni olabilen başka hastalıkları da göz önüne almalılar. Yorgunluğa neden olabilen bütün diğer hastalıklar ekarte edildikten sonra geriye kalan büyük bir hasta kitlesindeki semptomlar kronik yorgunluk olarak adlandırılıyor. 

Sık görülen bir durum
KYS için klinik veya laboratuvar tanı yöntemlerinin olmayışı nedeniyle hastalığın sıklığı tam olarak bilinmiyor ama Birleşik Devletler''deki büyük kentlerde yapılan üç yıl süren bir çalışmanın sonuçların göre kronik yorgunluk 100 binde 4 ile 10 kişide görülen bir durum. Başka bi araştırmaya göre ise toplumun yüzde 2''sinde görülüyor. 

Tarihte kronik yorgunluk
Kronik yorgunluğa benzeyen semptomlar yüz yıldan uzun bir süredir biliniyor. 1860''larda Dr. George Beard bunun sinir zayıflığından kaynaklana bir rahatsızlık olduğunu düşünerek nevrasteni adını vermiş. Daha sonraları kronik yorgunluğun nedeni olarak kansızlık, kan şekeri düşüklüğü, alerji ve maya enfeksiyonu üzerinde durulmuş. 1980''lerin ortasına gelindiğinde bazı bilim adamarı Epstein-Barr virüsünü (EBV) kronik yorgunluktan sorumlu tutarak sendroma "kronik EBV" adını vermişler. Bazı KYS hastalarının kanında EBV antikorların yüksek olması bu varsayımı desteklemiş ama bu virüsle hiç karşılaşmamış olanlarda da KYS görülebiliyor. KYS konusunda çalışan araştırmacılar bu kişilerde karmaşık sinir sistemi ve bağışıklık olaylarının rol oynadığını düşünüyorlar. Bağışıklık sistemi ve sinir sisteminin karşılıklı etkileşimi çözüldüğünde KYS''nin nedenleri daha iyi anlaşılabilecek. 

Kronik yorgunluk nasıl tedavi edilir?
KYS için etkili olduğu kanıtlanmış bir tedavi olmamasına karşın semptomlara yönelik tedaviler birçok hastada iyi sonuçlar vermekte. Bazı hastalarda düşük dozda trisiklik antidepresanlar ve serotonin geri alım inhibitörü grubundan olan antidepresanlar ve bağışıkılğı güçlendiren ilaçlar yararlı olabiliyor. Virüslere karşı etili olan asiklovir bazı hastalarda yarar sağlıyor. Kronik yorgunluk sendromunda bugün en çok başvurulan ilaçlar antidepresanlar. Kaygı giderici ve yatıştırıcı özellikleri olan benzodiazepinler de tedavide kullanılıyor. Hastalar genellikle birkaç ilacı doktor kontrolünde deneyerek yakınmalarına en iyi gelen ilacı seçiyorlar. Ağrıları olan hastalarda nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar yarar sağlıyor. Uzmanlar kronik yorgunluk hastalarına dengeli besleme, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli bir uyku, yeterli dinleme, planlı bir yaşam ve stresten kaçınmayı öneriyorlar. Kronik yorgunluk yakınmaları olanlar kendilerini fiziksel, ruhsal ve zihinsel olarak kondisyonda tutmayı öğrenmeliler. Masaj, ılık duş, sauna, gevşeme teknikleri gibi uygulamalar da denenmeli. KYS''nin gidişi hastadan hastaya değişiyor. Bazı kişilerde KYS ilk yılından sonra düz bir çizgi izleyerek iniş çıkışlar gösteriyor. Bazı hastalar tümüyle düzelmese de zamanla iyiye gidiyor. Bir bölümünde ise yakınmalar tümüyle ortadan kalkıyor. 

Sonuç olarak kronik yorgunluk sendromu öldürücü, ilerleyici veya sakat bırakıcı bir hastalık değil ama kişi fiziksel ve ruhsal olarak etkilemesi nedeniyle günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Yazar
En Pratik Kadın
Eklenme Zamanı
5.12.2014 13:43:57
Yorum sayısı
0
İlgili Makaleler
İlerlemiş Diş Eti Hastalıkları Tedavisi
İlerlemiş Diş Eti Hastalıkları Tedavisi
İlerlemiş diş eti hastalığı (periodontitis) tedavisi nasıl yaplır? Tedavi size uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğretilmesi ile başlar. Daha sonra ki basamak ise doktorunuz tarafından dişleriniz üzerindeki diş taşı ve 'dental plak'ın' temizlenmesidir. Bu işlem genellikle birkaç randevu gerektirir. Tedaviniz bittikten sonra, üzerinize düşen diş ve ağız...
»» devamını oku »»
Uykunun Kilo Verme Üzerindeki Etkisi
Uykunun Kilo Verme Üzerindeki Etkisi
Kilo verme denilince akla ilk olarak düzenli beslenme, sıkı bir diyet ve spor gelir. Düzenli uyku ise genellikle atlanır. Ancak unutulmamalıdır ki bütün bileşenler birbirini etkiler. Örneğin düzenli uyumadığınızda aldığınız besin miktarı artar veya sporsuz diyet yaptığınızda kas kaybınız daha fazla olarak kilo vermenizi durur. Bu nedenle sağlıklı bir yaşam için düzenli...
»» devamını oku »»
Güneş Kozmetiklerindeki Koruyucu Faktör
Güneş Kozmetiklerindeki Koruyucu Faktör
Güneş kozmetiklerin de ki koruyucu faktör neyi gösterir? Güneş kozmetiklerinin üzerinde rakamla gösterilen koruyucu faktör bu bileşimlerde bulunan koruyucu filtre maddelerinin gücünü gösterir. Söz gelimi koruyucu faktörü 4 olan bir güneş sütü, kişinin cildinde kızarıklığın ortaya çıkış süresinden 4 kat daha uzun kalabilmesini sağlar. Koruma faktörü 6 olan bir bileşim ise...
»» devamını oku »»
Geçmişte Yapılan Hatalar
Geçmişte Yapılan Hatalar
Aynı hataları tekrarlamak doğru mu? Geçmişte yaptığınız hatalar , bugüne tecrübe olacaktır, önemli olan bunu değerlendirip aynı hataya tekrar düşmemektir. Ah ben bunu nasıl yaptım, keşke böyle yapmasaydın gibi kendinizi suçlayıcı yiyip bitirmeler yerine o zaman şartlarım bunu gerektiriyordu her halde öyle yaptım. Ama bir kez daha bunu tekrarlamam diyerek düşünmekte yarar...
»» devamını oku »»
Migren Ağrısına Pratik Çözüm
Migren Ağrısına Pratik Çözüm
Migrene karşı yapılacak  kompleks Siz de birçokları gibi migrenden mi şikayetçisiniz? Öyleyse, insanı canından bezdiren baş ağrısına karşı soğuk suyla savaş açabilirsiniz. Bunun için de sadece ıslak bir havluya ihtiyacınız var. Rahat bir şekilde bir yere uzanın ve soğuk suyla ıslattığınız havluyu alnınıza bastırın. Ve gözlerinizi kapatıp, bu şekilde birkaç dakika durun....
»» devamını oku »»
Ayak Bakımı
Ayak Bakımı
Ayak bakımı nasıl yapılır?   Ayakkabı satın alırken çoğunlukla “stil” anahtar kelimedir. Kafamızdaki mükemmel ayakkabıyı bulduğumuzda ise sanki o ayakkabılar bize en uygun olan değilmiş gibi kusur bulur, omuz silkeriz. Ayakkabıların “koruyucu araçlar” olduğunu düşünmüyor olabilirsiniz, ama ayakkabılar aslında tam anlamıyla budur eğer ayağınıza gerçekten uyuyorsa tabi. Eğer...
»» devamını oku »»
Yorum Yaz
Yeni Yorum Ekliyorsunuz !
Rumuz (*) Mail Yorum (*) Gönder