Ruhsal Sorunlu Çocukların Tedavisi

Kadınlar için Bebeklikten-Yetişkinliğe Çocuk bilgilerinin paylaşıldığı bu yazımızda Ruhsal Sorunlu Çocukların Tedavisi hakkında detaylı bilgiye ulaştınız. Dilerseniz Bebeklikten-Yetişkinliğe Çocuk kategorisinde bulunan diğer makalelerimizi okuyarak daha başka bilgiler edinebilirsiniz.
Ne demek istiyorsunuz?
Zaman zaman benden, sorunları tedavi edilemeyecek ya da tedaviye büyük direnç gösterecek, davranış ve ruhsal bozuklukları olan çocukları iyileştirmem istenir. Oysa bu durum, ben dahil bütün uzmanları, şaşkınlığa ve üzüntüye sevk eder; çünkü, her birimiz kendimizi, her hastanın, herhangi bir sorununu çözümleyebilecek güçte ve yetenekte hissetmek isteriz. Buna rağmen doktorların ve genel olarak toplumun, hastanın bazı durumlarda sorunuyla yaşamayı öğrenmesi zorunluluğunu kabul etmeleri gerekir. Çünkü hasta için sorunla yaşamayı öğrenmek, duygusal bozukluğun hayatını altüst edecek tedavisinden daha yararlıdır. Tedavinin sınırını kabul etmek, vicdansız uzmanın cüzdanına dokunur. Vicdanlı uzmanın ise kişiliğini sarsar.

Örnek:
Yakın zamanlarda, bir kan hastalığına yakalanmış küçük bir erkek çocuğunu görmeye çağrıldım. Çocuğun yaşaması, yapılan hormon tedavisine bağlıydı. Beş yaşındaki bu çocuğa her gün yüksek dozda erkeklik hormonu veriliyordu. Bunun sonucu, çocuğun sesi kalınlaşmış, yüzünde tüyler belirmiş, davranışı saldırgan olmuş ve normal ergenlik çağının diğer birçok özelliklerini göstermeye başlamıştı. Özellikle cinsel bakımdan uyandığından, hemşirelerin onu sevmelerini arzulamaktaydı. Belki rastlantı eseri, belki verilen hormonların etkisiyle çocuğun penisi de büyümüştü. Çocuk, doktor ve hemşireler şaşırmış, diğer hastalar meraklanmışlardı. Bakmakla görevli kişiler, hastalarının yetişkin beden özelliklerine sahip küçük bir çocuk olduğunu bir türlü kabul edemediklerinden, davranışlarından tedirgin oluyorlardı. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak hastalarına, tedavi sonucu, suni bir şekilde ikinci derecede cinsel özellikleri gelişmiş bir çocuk gibi değil de, olgunlaşmamış bir delikanlı gibi davranıyorlardı. Durum, ilgililer için çok güç bir konu olmuş, ama kendi iç tepkilerini ve etraftaki kişilerden gelen uyarıları kontrol etmeyi öğrenmesi gereken çocuk için daha da güçleşmişti, zihni tamamen karışmıştı. 

Çocuğun davranışının psikolojik açıdan açıklanmasını, normal bir şekilde davranmasını sağlamamı istiyorlardı. Çocuğun davranışına psikolojik bozukluklar değil, hormon tedavisinin yol açtığını belirterek yardımda bulunamayacağımı söyledim. Ya bu davranışlara alışmaları ya da hormon tedavisini kesmeleri gerektiğini anlattım.

Daha karmaşık bir örnek, rastlamamdan bir hafta önce beyin tümörü ameliyatı geçirmiş on iki yaşlarındaki bir kız çocuğuyla ilgilidir. Baş ağrılarından şikâyet etmekteydi ve çok bağımlı davranıyordu. Özellikle annesinden çok fazla fedakârlıklar bekliyordu. Bazen ondan başka kimsenin görmediği ve işitmediği kişilere ve seslere cevap veriyordu. Doktorları özellikle bu tür hayaller görmesi tedirgin etmiş ve hasta bana devredilmişti.

Çocuğun annesi geçmişte açıkça yanlış bir tutum içinde olmasına rağmen, ben, davranış bozukluklarının ameliyat sonrası zorluklarına bir tepki olduğunu düşündüm. Duygusal (ruhsal) sorunun ne olduğunu biraz iyileştikten sonra araştırmayı, bu arada da moral bakımdan desteklemeyi uygun gördüm. Psikoterapiye başlamayı reddettim. Sonunda, kızın durumu annesinin "normal" dediği hale döndü. Bu normalliğin, bence, aşırı bağımlılık ve fedakârlık beklemeyi kapsadığı da bir gerçekti. Fakat ne anne, ne de kız bu durumdan şikâyetçiydiler. Görünüşe bakılırsa, kızın şiddetli bir ameliyat şoku geçirdiğini düşünmekle isabetli davranmıştım. Kızı yoğun psikoterapiye sokacak yerde, davranış sorunlarına değinmekte haklıydım. Zaten yeterince sorunu vardı, bir de uzmana alışma tedirginliğine gerekçe yoktu. Ayrıca, çocuğunuzun bazı sorunlarına yardımcı olamayacağınızı sizin de kabul etmeniz gerekir.

Çocuğun Duygusal Sorunları
 Yazan: Dr.Lee Salk
Yazar
En Pratik Kadın
Eklenme Zamanı
30.11.2014 20:46:34
Yorum sayısı
0
İlgili Makaleler
Çocuklarda Ölüm Kavramı
Çocuklarda Ölüm Kavramı
Çocuğum ne zaman ölüm kavramını anlayacak yaşa gelir? Çocuğunuz, kavramın anlamını henüz bilmeden önce ölmek, öldürmek, ölü, ölüm gibi sözcükleri kullanacaktır. Tabancayla oynayan bir çocuk, arkadaşını taklit ederek: «Öldürdüm seni» ya da daha sonra: «Şimdi de sen öldür beni» diyebilir. Bu durumlarda çocuğunuz, sözcükleri sadece oyunun aşamasını belirlemek için...
»» devamını oku »»
Bebeklerde Hastalık ve Korku
Bebeklerde Hastalık ve Korku
Bebeklerde Hastalık Üç aydan daha küçük bebekler soğuk aldığında veya hasta olduğunda geceleri yardıma ihtiyaç duyar. Soğuk algınlığı olan küçük bir bebek son derece huysuz olur. Bebeğiniz soğuk algınlığı geçirirse şiddeti ne olursa olsun doktora götürülmelidir. Ciddi göğüs enfeksiyonu yaşayan bebekler aileleri tarafından soğuk algınlığı kaptıklarında doktora götürülseydi bu...
»» devamını oku »»
Çocuğun Akrabalarla Olan İlişkileri
Çocuğun Akrabalarla Olan İlişkileri
Çocuğum, akrabalarımı sevecek midir? Belki evet, belki hayır. Ama akrabası oldukları için onları herhangi birinden daha fazla seveceği beklenemez. En akla yakın olan, çocuğun akrabalarının kendine davranışına dayanarak his ve tutumlar geliştirene kadar çekingen kalacağıdır. Çocukların çoğu, başkalarının tepkilerine karşı hassastır ve çoğu zaman sizin tavır alışınıza yakın...
»» devamını oku »»
Çocuklarda Cinsel Deneyimler ve Sonuçları
Çocuklarda Cinsel Deneyimler ve Sonuçları
Başka çocuklarla birlikte kendi kendini tatmin etmenin çocuğuma zararı dokunur mu? Çocukların cinsiyeti keşfetmek için çeşitli etkinliklerde bulunması son derece doğaldır. Bu, grup halinde kendi kendini tatmin etmeye kadar varabilir (grup mastürbasyonu). Çocukların birlikte kendi kendilerini tatmin etmesinde büyük bir sakınca yoktur, yalnız çocuğun bu şekilde yeter derecede...
»» devamını oku »»
Çocuklarda Kendi Kendini Tatmin Zararlı mıdır
Çocuklarda Kendi Kendini Tatmin Zararlı mıdır
Kendi kendini tatmin zararlı mıdır? İster inanın ister inanmayın, günümüzde bile bazı kimseler zararlı olduğuna inanmaktadır. Tekrar tekrar belirtmek gerekir ki, kendi kendini tatmin, zararlı değildir. Çocuklukta başlayan ve pek çok faktöre bağlı olarak degişen farklı frekanslarda süregiden doğal bir olaydır. Kendi kendini tatmin , buluğ çağında çok görülür ve yetişkinlikte...
»» devamını oku »»
Eşim, Evi Bırakıp Giderse Çocuğuma Ne Söylemeliyim?
Eşim, Evi Bırakıp Giderse Çocuğuma Ne Söylemeliyim?
Eşim, evi bırakıp giderse çocuğuma ne söylemeliyim? Bazı insanların evlenip çoluk çocuk sahibi olduktan sonra ansızın ve haber vermeden evlerini bırakıp gittikleri bilinir. Eğer bu, sizin ve çocuğunuzun başına gelmişse, dürüst ve gerçeğe bağlı olunuz. Çocuğunuza annesinin ya da babasının sizleri bırakıp gitmeye karar verdiğini anlatınız. Ve onun nerede olduğunu da...
»» devamını oku »»
Yorum Yaz
Yeni Yorum Ekliyorsunuz !
Rumuz (*) Mail Yorum (*) Gönder