Uçak Yolculuğu ve Soğuk Algınlığı

Kadınlar için SANAL KLİNİK bilgilerinin paylaşıldığı bu yazımızda Uçak Yolculuğu ve Soğuk Algınlığı hakkında detaylı bilgiye ulaştınız. Dilerseniz SANAL KLİNİK kategorisinde bulunan diğer makalelerimizi okuyarak daha başka bilgiler edinebilirsiniz.
Uçak yolculuğunda soğuk algınlığı nedenleri ve belirtileri

Soğuk algınlığı olanlar uçak yolculuğu yapabilirler ama iniş yaparken şiddetli kulak ağrısı duyabilirler. Burada sorun hava basıncıdır. Yükseklerde hava basıncı düşüktür ama uçak inişe geçtikçe hava basıncı artmaya başlar. 

Eğer soğuk algınlığınız varsa boğazınız ile orta kulağı bağlayan tüp şeklindeki kanal (Östaki borusu) genellikle kapanır. Normalde östaki borusu orta kulaktaki hava basıncını dışarıdaki basınçla eşitler. Östaki borusunun soğuk algınlığı nedeniyle tıkanması, ortak kulakta vakuma neden olarak kulak zarı üzerinde ağrı yaratan bir basınca yol açar. Vücudun bu vakumu doldurma çabası sonucunda orta kulakta sıvı ve kan toplanabilir. 

Soğuk algınlığı olanlar uçak yolculuğu yapacakları zaman kulak ağrısından kaçınmak için inişten en az bir saat önce bir dekonjestan almalıdırlar. İnişten kısa bir süre önce de dekonjestan bir burun spreyi sıkılması yararlı olacaktır. Böylece östaki tüpleriniz açık kalacaktır. Kalkış ve iniş sırasında alkolsüz içecekler içilmesi de tüpleri açık tutacaktır. Uçuş sırasında bol miktarda alkolsüz sıvı içilmesi, boğazınızın ve sinüs mukozasının kurumasını önleyecek boğaz salgıları koyulaşmayacağı için kolay temizlenecektir.
Yazar
En Pratik Kadın
Eklenme Zamanı
8.12.2014 14:39:32
Yorum sayısı
0
İlgili Makaleler
Yaşlanma ve Yaşlılığın Getirdikleri
Yaşlanma ve Yaşlılığın Getirdikleri
Yaşlanma ve Etkileri Günümüzde ortalama yaşam beklentisi umulmadık bir hızla artmıştır. 1900'lerde doğan bir erkek çocuğun 46 yaşına kadar yaşaması beklenirken, bugün doğan çocuğun 72 yaşından uzun yaşaması beklenmektedir. 1900'lerde doğan bir kız çocuğun 48 yaşına kadar yaşaması beklenirken, bugün doğan kız çocuğunun 79 yaşına kadar yaşaması beklenmektedir.  Kayıtlara...
»» devamını oku »»
Ağrıların Nedenleri ve Tedavileri
Ağrıların Nedenleri ve Tedavileri
Ağrılar ve bilinmesi gerekenler Ağrı vücudumuzun uyarı sinyalidir. Nedenini bilmediğimiz ani, şiddetli ve önceden mevcut olmayan ağrılar, acil müdahale gerektiren bir durumun göstergesi olabilir. Örneğin olağandışı, şiddetli ve baş ağrısının beraberinde görme bulanıklığı, konuşma veya duyu bozukluğu varsa bu, bir beyin kanaması veya felcin sinyali olabilir. Ateş, kusma ve...
»» devamını oku »»
Hangi Ağrı Kesiciyi Seçelim?
Hangi Ağrı Kesiciyi Seçelim?
Hangi ağrı kesici ne için kullanmalı? Günlük yaşantımızın kimi zaman ister istemez bir parçası olan ağrı karşısında hangi ilaçları seçmemiz gerektiğini hiç düşündünüz mü? Piyasa bol miktarda bulunan ağrı kesiciler arasında kullanım yerleri, etkileri, yan etkileri ve fiyatları yönünden bazı farklar var. Ambalaj ve prospektüsleri farklılık gösterse de bunların çoğu genellikle...
»» devamını oku »»
Ayak Bakımı ve Sağlığımız
Ayak Bakımı ve Sağlığımız
Ayak Bakımının Sağlığımız İçin Önemi  Yaz aylarında sıcak ve nemli ortamda bakımsız kalan ayakların parmak aralarında kolayca ortaya çıkan mantar hastalığı kaşıntı, kızartı, kabarcıklar ve deri soyulmasıyla kendini belli eder. Yazın sürekli kapalı ayakkabı giymek, ayak temizliğine özen göstermemek ve ayakları uzun süre ıslak ve nemli bırakmak ayakta mantar hastalığının daha...
»» devamını oku »»
Besin Alerjisi
Besin Alerjisi
Besin alerjisi nedir? Besin maddeleri alerji etkenleri arasında önemli bir yer tutar: İnek sütü, balık, deniz ürünleri, meyveler, sebzeler, baharatlar, peynir, kuru yemişler, şekerleme, meyve suları ve çikolata kısacası evdeki besinlerin çoğunluğu alerjiye sebep olabilir. Bazı besinlerde allerjen ile alerji arasındaki bağlantı çok belirgindir. Örneğin çilek, sık sık alerjik...
»» devamını oku »»
Çocuğunuzun Beslenmesi
Çocuğunuzun Beslenmesi
Çocuğunuzun Beslenmesi Anne sütü, çocuğun vücut ve ruh sağlığı için en uygun besindir.  Annenin çocuğunu kendisinin emzirmesi, ana-çocuk ilişkileri yönünden önemlidir.  Fizyolojik olarak, hemen her annenin çocuğunu emzirme olanağı vardır.  Emzirme doğumdan sonraki ilk saatlerde başlamalıdır .  İlk günlerde verilecek anne sütü dışındaki besiler anne sütünün artmasını...
»» devamını oku »»
Yorum Yaz
Yeni Yorum Ekliyorsunuz !
Rumuz (*) Mail Yorum (*) Gönder