İftar Sofralarının Düzenlenmesi

Kadınlar için SOFRA DÜZENİ ve ADABI bilgilerinin paylaşıldığı bu yazımızda İftar Sofralarının Düzenlenmesi hakkında detaylı bilgiye ulaştınız. Dilerseniz SOFRA DÜZENİ ve ADABI kategorisinde bulunan diğer makalelerimizi okuyarak daha başka bilgiler edinebilirsiniz.
İftar sofrası nasıl hazırlanır?
Sofrayı hazırlayacak olduğumuz masanın üstüne örtü örtüldükten sonra masanın etrafına elli ile altmış santim aralıklarla, altındaki düz, üstündeki çukur olmak üzere ve üst üste oturtulmuş olarak ikişer tabak koymalı, tabakların içlerine de katlanmış bir halde peçeteleri koyduktan sonra, tabakların sağ taraflarına birer kaşık ile bıçak, sol taraflarına da birer çatal yerleştirmeli. Tabakların ön kısımlarına da birer bardak (Eğer sofrada herhangi bir şerbet, ayran, gül sulu soğuk süt ikram edilecekse ikinci bir bardak da koymalıdır.) oturttuktan sonra her iki servis arasına birer tuz ve biberlik sıkıştırmalı sofranın iki baş tarafına da birer sürahi yerleştirdikten sonra, sürahilerin yanıbaşlarına da ekmek tabaklarını koymayı unutmamalıdır. Daha sonra her servis tabağının sol taraflarına üçgen kesilmiş birer parça pide, pidelerin üstlerine de biri susamlı biri susamsız olmak üzere, ikişer tane kandil simidi dediğimiz yağlı simitlerden oturtmalı, sonra da sofranın etrafına eşit aralıklarla yuvarlak veya kayık şeklinde küçük tabaklar içinde zeytin, reçel, pastırma, beyaz peynir, sucuk tabaklarını sıralayarak iftar sofralarını düzenlemelidir.

Çok eskiden iftar sofraları büyük sini tepsilerde küçük minderlere bağdaş kurulmak suretiyle, alçak masalar üzerine oturtularak hazırlanmakta idi. Bugün belki, bu eski adeti hala devam ettiren bazı tutucu kimseler bulunabilir. Fakat bu "iftar sofraları" eski yorucu şeklini yavaş yavaş terk ederek, son zamanlarda, rahat oturup yemek üzere diğer sofralar gibi gelişmiş bulunmaktadır. Hatta eski devlet adamları arasında "iftar sofralarına" öyle meraklılar varmış ki, ince zevkleri ve zarif buluşlarıyla bugünün en modern sofralarına taş çıkartacaklarına hiç şüphe edilmemelidir. Son zamanlarda demekle, sakın 3 - 5 yıl gibi kısa bir zaman anlaşılmasın. Bu şekil, yani çatal bıçak ve mükemmel takımları kullanmak suretiyle, yüksek masalarda hazırlanmakta olan "iftar sofralarının" tarihe mal olacak kadar mazisi olduğunu aşağıda anlatacağımız öyküden anlaşılacaktır.

«Sultan Mahmut devrinin ünlü Şeyhülislâmlarından Dürrîzade'nin şikenperverliği, konağında pişirttiği yemeklerin nefaseti, sofra takımlarının zenginliği, iftar sofralarının debdebe ve azameti dillerde destan olup Şeyhülislâmın tantanalı ve haşmetli sofrasında bulunup nefis yemeklerini yemeğe can atmayan devlet adamı yokmuş. Hatta o kadar ki, bu ünlü sofrayı padişah dahi görmek sevdasına kapılmış. Kapılmış ama nasıl olur da koskoca padişah kendini davet etmesi için Şeyhülislâmına açabilsin. Bunun için de padişah zemin zamana uygun bir vesile kollamaya başlamış. Bu arada da ramazanı şerif gelip çatmış.

Bunu güzel bir fırsat sayan padişah, ramazan ayı içinde bir gün akşama doğru bir gezinti yapacağını söyleyerek saltanat arabasının hazırlanmasını emretmiş ve yola çıkmış. Şehirde şöyle bir dolaştıktan sonra, önceden düzenlenen gezintiden dönüşte yolu üstünde bulunan Şeyhülislâmın konağı önünden geçerken padişah birdenbire arabayı durdurmuş ve konağa girmiş.

Padişahın şereflendirdiğini gören konak halkı şaşkınlıktan birbirlerine girmiş. Bir taraftan hünkârı buyur ederlerken, bir taraftan da koşarak efendi hazretlerine durumu müjdelemişler. Fakat Şeyhülislâm hiçbir telaş eseri göstermeden padişahı karşılamış ve esasen iftar zamanı da yaklaşmış olduğundan sofralarını şereflendirmesi için padişahtan rica etmiş.

Bunu cana minnet sayan padişah sofranın başına geçmiş ve sağında Şeyhülislâm ve etrafta zamanın ileri gelen devlet adamları olduğu halde, debdebeli takımlarla, saray yemeklerine bile taş çıkartabilecek lezzette olan yemekleri birer birer yemeye koyulmuş.

Çorbası, eti, sebzesi yendikten sonra, sofraya altın sahanla pilav ve küçük adi cam kaselerle de hoşaf gelmiş. Çok nefis olan hoşaf da iştiha ile içildikten sonra altın leğen ve ibriklerde eller yıkanmış ve tam sofra dan kalkılacağı sırada padişah Şeyhülislâma dönerek: Efendi, gerek sofra takımlarının debdebe ve zenginliği, gerekse yemeklerinin nefasetine Allah için hayranlıktan başka diyeceğimiz yoktur. Fakat bu arada çözemediğim bir mesele var, şunu bana izah eder misin? Gümüşten aşağı düşmeyen bu zengin ve tantanalı sofra takımlarının arasında o canım hoşafı koyacak güzel kristal bir kase bulamadın da mı o adi camlara koydun a efendi!... demesi üzerine Şeyhülislâm:

- Şevketlim, hoşafa buz katmış olsa idik, sulandırması dolayısıyla hoşafın kıvamını bozar ve tadını kaçırırdı, netice itibariyle de efendimiz hazretlerinin takdirlerini kazanamazdık. Bu sebeple biz buzu kase şeklinde oyarak, hoşafı buza koyduk, demiş.

Görülüyor ki, bugün bile benim diyen kimsenin hatır ve hayaline gelmeyen bu ince, zarif buluş bundan yüz elli yıl önceki iftar sofralarında görülmüş ve tarihe mal olmuş gerçek bir öyküdür.
Yazar
En Pratik Kadın
Eklenme Zamanı
22.12.2014 13:11:47
Yorum sayısı
0
İlgili Makaleler
Sofrada Peçete Kullanımı
Sofrada Peçete Kullanımı
Masada peçeteleri nasıl kullanmalıyız Sofrada tabağımızın üstünde veya sol tarafına konulmuş peçeteler, ancak, yemek, yerken kullanmak içindir. Yoksa bunlar ne yüz havlusu, ne toz bezi ve ne de bir mendildir. Bu peçetelerle, yüzlerimizi silmek şöyle dursun, önümüzdeki tabağı silmek bile kesinlikle doğru değildir. Sonra peçeteleri boyuna arkadan bağlamak veya yakalara...
»» devamını oku »»
Masa Örtüsü Çeşitleri ve Ölçüleri
Masa Örtüsü Çeşitleri ve Ölçüleri
Masa örtüleri kaç çeşittir Örtülerde çay ve yemek örtüsü olmak üzere iki çeşittir. Çay örtüleri : Boy ve en olarak yemek örtülerinden daha küçük ve desenli olmaktadır. Genellikle de çok desenli olanları pek beğenilmektedir. "Çay örtülerini", aynı zamanda, düz keten üzerine etrafı işlenmiş olağanüstü zarif olanları da vardır. Yemek örtüleri : Bu örtülerin de, dantel, keten,...
»» devamını oku »»
Davetlerde Kıyafet Seçimi
Davetlerde Kıyafet Seçimi
Yarı resmi ve resmi davetlerde nasıl giyinmeli? Özellikle resmi davetlerde , sofraya erkeklerin smokin, kadınların da akşam veya gece tuvaleti giyerek katılmaları gerekir. Özel davetlerde  ise, giysi zorunluluğu olmamakla beraber, tercihen koyu renkte bir elbise ile davete katılmak daha uygun ve yerinde bir davranış olur. (Bununla beraber koyu lacivert üstelik reye...
»» devamını oku »»
Davetlerde Meyvelerin Servisi ve Yenme Şekilleri
Davetlerde Meyvelerin Servisi ve Yenme Şekilleri
Davet sofralarında meyveleri nasıl servis yapmalıyız ve nasıl yemeliyiz? Meyvelerin, masaya büyük yemişliklerle, düzgün sıralı ve istiflenmiş bir şekilde getirilerek, masanın tam orta kısmına yerleştirilmesi gerektiği gibi, her konuğun önüne de, içinde yarıya kadar su doldurulmuş olan ve bol denen metal ya da porselen kaseler koymak gerekir. Buradaki zorunluluk ancak,...
»» devamını oku »»
Sofrada İçecekler ve İkram Ederken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sofrada İçecekler ve İkram Ederken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sofrada içki servisi ve içme şekilleri nelerdir? Çok samimi aile yemekleri hariç, resmi veya yarı resmi sofralarda adi şişeler içinde şarap ve benzeri içkiler konulamayacağı gibi, sürahi içine konulacak şarap, diğer içki ve suyun da doldurulmuş olarak , servis edilmesi veya masaya konulması gerekir. Eksik veya yarı doldurulmuş sürahiler, karşısındakilere artık veya tasarruf...
»» devamını oku »»
Davetlerde Tanıştırılma
Davetlerde Tanıştırılma
Davetlerde başkaları ile nasıl tanışılır? Davet edilen kimsenin, konuklarını yemek sofrasına oturtmadan, birbirleriyle tanıştırması gerekir. Fakat ev sahibi veya sahibesi bu tanıştırmayı yaparken, temel olarak uyulması gerekli dört noktayı dikkate alarak, konukları birbirlerine aşağıda gösterileceği şekilde tanıştırması gerekir. - Geleni, hazır bulunanlara - Erkeği, kadına -...
»» devamını oku »»
Yorum Yaz
Yeni Yorum Ekliyorsunuz !
Rumuz (*) Mail Yorum (*) Gönder